REAKSİYON BİRİMİ

Görsel: Freepik
Newton’un hareket yasalarından biri her etkiye karşı zıt ve eşit yönlü bir tepki oluştuğunu söyler. Bunun benzerini günlük hayatımızda sürekli yaşarız:
Zil çalar, kalkar kapıyı açarız.
Eşimiz yanlışlıkla masaya çay döker, biz bir şeyler hisseder, düşünür, söyleriz vs.
Bu bir motivasyon-reaksiyon zinciridir ve anlatıda uygularsanız metninizin inandırıcılığı artar. Bir şey olduğunda reaksiyon vermeniz gerekir. Bunun da kendi içinde bir döngüsü var. Çok kısaca şöyle özetleyebiliriz:
- Karakteri harekete geçiren bir uyaran olur. (Motivasyon)
- Sonra karakter tepki verir. (Reaksiyon)
Motivasyon her zaman reaksiyondan önce gelir. Ünlü eğitmen Dwight Swain reaksiyonun kendi içinde üç bileşeni olduğunu söyler:
- Duygu
- Aksiyon (fiziksel tepki, hareket)
- Konuşma.
Üç bileşen aynen bu sırayla gelir: Duygu hareketten önce, hareket konuşmadan önce. Bu sırada şuursuz verdiğimiz tepkiden bilinçli olarak verdiğimiz tepkiye doğru bir diziliş söz konusu. Duygu kontrol altında değildir, bir şeyi hissetmeye kendinizi zorlamazsınız, uyaran karşısında sadece hissedersiniz. Duygunun yarattığı fiziksel tepki iç güdüsel olmaya daha yakındır ancak bir dereceye kadar kontrol de edilebilir. Konuşmaysa tümüyle kontrolümüz altındadır çünkü bilinçli bir düşünme gerektirir.
Dwight Swain’in örneğini özetleyerek anlattıklarımızı somutlayacak olursak:
Bir iş görüşmesine gidiyorsunuz, gerginsiniz, olumsuz duygularınız var. Müdür de anlayışlı olmaktan çok uzak ve size oturmanızı bile söylemeden, “Sen kimsin?” diye soruyor. Müdürün tavrı, tonu, bu gergin ortam sizin için bir motivasyon birimi oldu: sizi harekete geçiren bir uyaran.
(Reaksiyon döngüsü başlıyor) Panikliyorsunuz (duygu). Ellerinizden ve koltuk altınızdan ter boşalıyor. Gömlek yakanız birden sıkmaya başladı. Yerinizde kıpırdanıyorsunuz (bedensel tepkiler, hareketler). Ardından kem küm bir şeyler söylemeye çalışıyorsunuz (konuşma). “Ben… ben…” mırıldanıyorsunuz.
“Genç adam, sana adını sordum…”
….
Reaksiyon döngüsündeki bütün ögelerin kullanılması gerekmiyor. Bazen motivasyon karşısında sadece konuşma yeterli olur, diyalog örneklerinde olduğu gibi. Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken nokta motivasyonun reaksiyondan önce geldiğinden emin olmak.
Gök gürlemesi ve Ahmet’in yerinden fırlaması ile bir örnek üzerinden gösterelim:
“Ahmet birden koltuktan fırladı (reaksiyon) çünkü gök gürlemişti (motivasyon).” Burada motivasyon (gök gürlemesi) reaksiyondan (Ahmet’in yerinden fırlaması) sonra geliyor. Bu istenmeyen bir diziliş. Bunun yerine cümleyi “Gök gürleyince (motivasyon) Ahmet yerinden fırladı (reaksiyon)” şeklinde kurmak okurun aklının karışmasını önleyecek ve metni kolayca anlamlandırmasını sağlayacaktır. Ancak bir istisnayı da ekleyelim. Eğer gizem yaratmak istediğiniz bir yerse bilinçli olarak reaksiyon birimini öne alıp daha sonra nedenini yazabilirsiniz.