ROMANDA KİŞİ UNSURU
Funda Bayrak’ın Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Yüksek Lisans projesinden alıntıdır.
Roman türünde dönem dönem kahramanların, baş kişilerin önemi artmış veya azalmış olsa da kişi kadrosu olmadan bir roman yazılamayacağı açıktır. Kişi kadrosu denilince genelde insan unsuru akla gelir. “Ancak bunun yanında az da olsa hayvan, eşya, harf, sayı, işaret ya da daha başka bir şey (simge)in roman kişisi olarak görev aldığı da görülebilmektedir.” (Çetin, 2021, s. 144) Nitekim bu çalışmada incelenen Kardeşimin Hikâyesi romanında ana karakter olan Ahmet, Kerberos adlı köpeğiyle bir şekilde iletişim kurmakta, onun tepkilerini yorumlamaktadır. Beşerî ilişkiler ağının önemini vurgulayan W.J. Harvey insan şahsiyetinin büyük bir kısmının başka insanlarla olan ilişkileri içinde aydınlığa kavuşabileceğini, farklı yanlarımızı gösterebilmek için başka insanların da romanda olması gerektiğini söyler (Stevick, 2021, s. 176-177).
Karakterlerin romandaki varlıkları, işlevleri ve diğer karakterlerle etkileşimleri farklı düzeylerdedir. Romancı isterse kişileri bütün yönleriyle tanıtabilir çünkü dış yaşamlarını gösterebildiği gibi iç dünyalarını da ortaya koyma imkanı vardır (Forster, 2001, s. 86), bazı karakterler ise daha yüzeysel işleve sahiptir. Forster’ın karakter tasnifinde “yalınkat” kişiler ve “yuvarlak” kişiler olarak iki düzeyde karakter görülür:
“Yalınkat kişilere on yedinci yüzyılda “humour” adı verilirdi; bunlara kimi zaman “tip”, kimi zaman “karikatür” de denmektedir. Katıksız biçimiyle yalınkat roman kişisi, tek bir nitelik ya da düşünceden oluşur. Yapısına birden çok nitelik girdi mi, kenarlardan kıvrılarak yuvarlaklaşmaya başlar.” (Forster, 2001, s. 108)
Yalınkat (düz) karakterin sadece bir belirli karakteristiği vardır ve o karakteristikten farklı bir yön ortaya koyma kabiliyeti bulunmaz (Burroway, 1992, s. 100) ancak şu da vurgulanmalıdır ki düz karakter hem basit hem canlı olmalıdır. “Basit ama hatırda tutulamayan karakterler gerçekte bir işe yaramaz ve canlı olup basit olmayan karakterlerse düz karakter değildir.” (Hynes, 2014, s. 39) Düz karakterin ikincil karakterle aynı anlama gelmediğini, ikincil karakterlerin yuvarlak olabileceğini söyleyen Profesör James Hynes, Muhteşem Gatsby romanından George Wilson’ı örnek verir. Hikâyenin sonlarına kadar sadece bir iki sahnede görülen ve bir karikatür olan Wilson, trajik kazanın ardından yaşadığı üzüntüyle bir iki sayfa boyunca gerçek bir insan olur (Hynes, 2014, s. 39). Düz karakterler hikâye için büyük öneme sahip olabilir. Hynes buna örnek olarak da Büyük Umutlar eserindeki Bayan Havisham’ı gösterir. Bayan Havisham en etkili karakterlerden biri olmasına rağmen ne değişir ne de gelişir. Bir örnek de Arthur Conan Doyle hikâyelerindeki Sherlock Holmes’tur. Holmes ana karakter olmasına rağmen genelde düz bir karakterdir, her ortaya çıktığında okur aynı etkiyi hisseder. “Holmes, düz karakterlerin illaki basit ya da üstün körü olmadıklarının, oldukça detaylı olabileceklerinin bir kanıtıdır.” (Hynes, 2014, s. 40)
Yuvarlak karakter ise çok boyutlu ve değişim kapasitesine sahip bir karakterdir. Ancak Burroway merkezi karakterlerin, yuvarlaklığın da ötesinde küresel olması gerektiğini söyler. “Çelişkilerle dolu insan ırkına mensup olduklarını anlayabilmemiz için yeterli çatışma ve çelişki içermelidirler ve bizim gibi ya da olmayı umduğumuz gibi, değişebilmeleri gerekir.” (Burroway, 1992, s. 101) Yuvarlak karakterler düz karakterin yapabileceği her şeyi yaparlar ancak onlardan farklı olarak okuru şaşırtma, sevindirme ya da hayal kırıklığına uğratma kabiliyetleri vardır. Hynes düz karakterlerin de okuru şaşırtabileceğini ancak onların şaşırtmasının daha çok gizem ya da casus romanlarında görülen türden, örneğin güvenilir bir karakterin katil çıkması ya da çifte ajan olduğunun anlaşılması gibi, mekanik bir sürpriz olduğunu söyler. “Yuvarlak bir karakter şaşırttığında, düz karakterin başaramadığı bir şekilde zevk alırız ya da etkileniriz. Yuvarlak karakterler, düz karakterlerin yapamadığı bir şekilde kalbimizi de kırabilir.” (Hynes, 2014, s. 41)
Düz ve yuvarlak karakter ayrımı bu çalışmada kullanılan tasniflerden birisidir; başvurulan bir diğer tasnif ise başkişi, norm karakter, kart karakter ve fon karakter ayrımıdır.
W.J. Harvey, başkişilerin iç dünyaları ve hayatları ile en ayrıntılı şekilde işlenen karakterler olduğunu belirtir ve onların “hikâyenin içinde çatışmalar ve değişme süreçleri yaşayan, tepkilerimizi sürekli ve tam olarak yönlendiren karakterler” (Stevick, 2021, s. 179) olduğunu söyler. Diğer tasnifteki yuvarlak karakterlere benzer şekilde okurda inanç, sempati ve ani duygusal değişiklikler yaratırlar. Harvey başkişilerin romancının esas ürünleri olduğunu, romanın onlara hayat vermek için yazıldığını vurgularken başkişiler hakkında genelleme yapmanın doğru olmadığını, her roman başkişisinin bir birey olarak varlığını sürdürdüğünü anlatır (Stevick, 2021, s. 180).
Harvey’in ayrıntılandırdığı sınıflandırmada başkişiden sonra norm karakter en çok boyuta sahip, en fazla derinliği olan karakterdir. Başkişinin dönüşüm ve değişiminde bir nevi katalizördür; onu tetikler, çeşitli açılardan etkiler. Başkişi amaç iken norm karakter araçtır. Harvey şöyle der:
“Norm karakter, pek çok şekilde ve özellikle derinliği olan perspektiflerle, roman başkişisinin kusurlarını yansıtan bir ayna gibi kullanılabilir. Bazen derinlemesine anladığı gerçekleri yansıtarak, bazen de sağduyunun ve aklı başında gerçeğin sözcüsü olarak roman başkişisinin moral körlüğünü ve hatalarını aydınlığa çıkarabilir.(…) Norm karakter, başkişinin yaşadığı tecrübenin derinliklerine dalmamızı sağlayan bir sıçrama tahtası olabilir.” (Stevick, 2021, s. 186)
Kart karakterlerse basit olmamakla birlikte tek bir özelliği sergilerler. Harvey, onları oluşturan kimyasal unsurların saf olduğunu, bu yüzden bu karakterlerin çoğunlukla çarpıcı olduklarını söyler. Kart karakterler, tek, yoğun, canlı unsurları somutlaştırmaları ile bilinir ve diğer karakterlerden bu yönleri ile ayrılırlar. Örneğin roman başkişileri kart karakterlerin aksine karmaşıktır, saf değildir, bir oluş süreci içindedir (Stevick, 2021, s. 185).
Bunların yanı sıra romanda sosyal ortamın canlandırılmasında kullanılan fon karakterler vardır. Dekoratif olan bu karakterler, “bir an için ilgi merkezi yapılabilir ve derinlik kazanabilirler, fakat bireysel anlamda önem ve boyut kazanmaksızın tamamen isimsiz birer ses olarak kalırlar.” (Stevick, 2021, s. 180)